ZEYNEL COŞAR : SARIKAMIŞ HAREKATI VE BİLMEMİZ GEREKEN GERÇEKLER 10

10. KOLORDU ALLAHUEKBER DAĞI'NI NASIL GEÇTİ?…….
Allahuekber Dağlarında Savaş Boyunca Sürekli Geçiş Yapıldı :
  ....................... 26 Aralık gecesi  Ersenek (Ormanlı) ve Kosr (Akşar) bölgesinde toplanan birlikler, 26 Aralık gecesi yürüyüşe geçtiler. Bölgedeki yaşlı köylüler ve kılavuzlardan alınan bilgilere göre, gece saat üçten sonra sabaha karşı dağda hava sakinleşirmiş. "O zaman dağ zirvesine saat üçte olacak şekilde yola çıkılsın" denmiştir. Genelkurmay Belgelerinde 10. Kolordu Komutanı Hafız Hakkı Paşa,  bir gün önce 25/26 Aralık 1914 gecesi Ersenek Köyünden kıtalara şu emri vermişti. “…(Önce 22 -24 Aralık arasında ki başarıları anlatır).. Düşmanın birçok subayı, yüzlerce eri esir edilmiş, binden fazla silah ve çok sayıda cephane ele geçirilmiştir. Kolordu bu gece aşağıdaki şekilde dinlenecektir. 30. Tümen Ersenek’te, 31. Tümen Kosor’da olacaktır. 30.Tümen Beyköy doğrultusuna ve 31.Tümen Oltu, Ardahan doğrultularına ileri karakol birlikleri çıkaracaktır. Bu gece behemehal (mutlaka) civardan koyun ve sığır toplanarak erlere bolca yemek yedirilerek ve hayvanların da karnı iyice doyurulacaktır. Bu gece 30. Tümen Ersenek’ten, 31.Tümen Kosor’dan gece yarısından sonra saat 03.00’te hareket ederek, Beyköy (Sarıkamış’ın üstündeki köy) doğrultusunda ilerleyeceklerdir. Konaklara ilk gelen kıtalar önce yürütülecek bu suretle bütün kıtaların yeteri kadar dinlenmeleri sağlanmış olacaktır. 30. Tümen’deki dört sahra bataryası bundan sonra da tümende kalacak, ayrıca 31. Tümen’in yanında bulunan tümen dağ bataryaları bu gece Ersenek’e, 30. Tümen'e gönderilecektir . Ben bu gece Ersenek köyündeyim. Yarın 30. Tümen’le beraber bulunacağım. Albay Hafız Hakkı 10. Kolordu Komutanı.” (Genelkurmay Başk. age.say 437-438)
Kolordu Komutanın emri eksiksiz yerine getirilerek, asker Ersenek köyünden Allahuekber dağına tırmanışa geçer. 10. Kolordu Komutanı Hafız Hakkı da bu yürüyüşün içinde yola çıkanlar arasındadır. Yürüyüş Kolbaşısı 88. Alay'la birlikte yürüyecek olan 89. Alay Komutanı Binbaşı Bahattin Bey'dir. Tümene bir topçu ve istikam taburu eşlik eder. Bir kilometre geriden Binbaşı Reşit komutasında, erzak ve diğer ağırlıkların olduğu birlikler takip eder. Dağda kar çoktur. Yürüyüş kolu ikişerli, üçerli olması gerekirken yan yana yürünemediği için kıtalar te kişi olarak dizilir. Bu da yürüyüş kolunun boyunu çok uzatır. Her şeye rağmen, asker dağın zirvesine ulaşmıştır. Ama kilometrelerce uzayıp giden kollardaki askeri kontrol altında tutmak, elbette ki çok zordur. Herhangi bir terslik olduğunda müdahale etmek çok güç olmaktadır. Yürüyüş kolu dağın tam boyun noktasını Sarıkamış tarafına aşarken, aniden çok şiddetli bir kar fırtınası başlar. Dağın zirvesinde yaşanan bu talihsiz olay, bir anda askeri şaşkına çevirir. Subaylar askeri toparlamaya, dağılmadan toplu halde tutmaya çalışırlar. Ama tipi ve sert fırtınanın yarattığı şokla bir araya toplanması ve böylece hedef olmaktan kurtulması gereken askerlerin büyük kısmı, bu emirleri dinlemeyerek  sağa sola dağılmaya başlarlar. Bu fırtınada bir araya toplananların tamamı ve subayların hepsi kurtulur. Kolordu  Komutanı Hafız Hakkı Paşa’nın da içinde olduğu askeri birliklerde tek bir  subay zayiatı olmaz. Gece saat üçte yola çıkan askerin fırtınayla dağılması sonucu, bölgede sık bulunan  yaylalardaki evlere sığınan veya can havliyle oraya buraya savrulan birlikleri toparlamak, bir araya getirmek için yapılan uğraşlar çok zaman alır. Tümen çok büyük bir zayiatla ertesi gün yani 27 Aralık 17.15’te Sarıkamış üstlerine Başköy’e ulaşır. Böylece Hafız Hakkı’nın inadı ve kural tanımazlığı ordumuza çok ağır bir bedele mal olur.
..................İlk geçişte 30. Tümen beklenmedik bir felakete uğrarken, Kosor tarafında bulunan 31.Tümen birlikleri, Ersenek’e gecikerek gelmişlerdir. 30.Tümen’in  geçişte  fırtına sonucu yaşadığı zorluklar nedeniyle, arkadan gelen birliklere haberci gönderilir. Gece arkadan çıkış yapmadan beklemeleri istenir. Ama 27 Aralık 1914 günü saat 15.00‘te ilk çıkışa başlayan 93.Alay’a bu bilgi zamanında ulaşmamıştır. Emri yolda alan alay çok ilerlediğinden artık daha geri dönmeyerek yürüyüşüne devam etmiştir. 93. Alay uyarıya rağmen geri dönemediği için 30.Tümenin 88. ve 89. Alayları gibi tipi ve fırtınadan dolayı çok kayıp verir. Ertesi gün hava sakinleşir ve arkasından 31. Tümen’in 91. ve 92. Alayları dağa çıkış yaparlar. 93. Alay beraberinde uzun menzilli sahra toplarını götürdüğü için yolda o topları yürütürken çok oyalanmış, kar, tipi ve fırtınada çok zarar görmüştür. 91. ve 92. Alaylar nispeten daha rahat bir geçiş yapmışlardır . Allahuekber dağına 10. Kolordu’muzun beş alayı  Allahuekber dağında geçiş yapmış. Üç alay çok kötü şartlarda geçtiği için ağır kayıplara uğramış, ama son geçişi yapan iki alayımız daha iyi koşullarda hiçbir kayıp vermeden  geçişini tamamlamışlardır.
Bu geçişlerde yaşanan talihsizlik nedeniyle  verilen kayıpları hesap etmek çok zordur. Sarıkamış savaşı kayıplarında gerçekler yerine aşırı duygusallık hakim olup, şehit er kayıp sayıları alabildiğine artırılmaktadır.  En fazla 18 bin kişiyle  Allahuekber dağı geçişinde 10. Kolordu askerinin yarısını kaybetse bile  dokuz bin civarında askerin donduğu ya da firar ettiği, akla en yatkın kayıp rakamıdır. Bu da çok çok fazla kayıp olur. Çünkü Beyköy hattına inen 10. Kolordu  Kars yolu üzerinde ki Selim ve köyleri dahil Sarıkamış’ta sekiz o gün Ruslara ciddi taarruzlarda bulunmuşlardır. Öldü bitti denen bir kolordu böyle güçlü saldırıları nasıl yapsın? Büyük darbe yemesine rağmen Beyköy-Başköy hattına inen 10. Kolordu Sarıkamış’a şiddetli saldırılarda bulunmuş, destanlar yazmıştır. Kars – Sarıkamış demiryolunu tahrip ederek Sarıkamış’a olan ulaşımı kesmiştir. Rusların Kars’tan gelen asker, ekmek ve  mühimmat akışını bir hafta durdurmuşlardır. Üç kez istasyon ve kışlalara girilmiş, ama 9. Kolordu'nun yukarıdan desteklememesi nedeniyle, Rus savunma birliklerinin şiddetli saldırısı sonucu zayıf kalan askerlerimiz, Sarıkamış’tan çekilmek zorunda kalmışlardır. Bitmiş tükenmiş, üstelik de  Allahuekber dağında 90 bin şehit vermiş bir ordu, nasıl olurda   Sarıkamış'a ulaşır ve düşmanın üstüne üstüne taarruz yapabilir?
.............................. Hafız Hakkı Paşa gibi çok dirayetli bir komutan olmasaydı Türk Ordusu’nun Sarıkamış’ın üstündeki 9. Kolordu  komutanı elli kişilik Türkistanlı bir Türk olan yüzbaşı  Vaşakizade’nin elli kişilik avcı birliğine   teslim olmuştur.  Mareşal Fevzi Çakmak’ın verdiği rakama göre; “…154. Alay'dan bir bölüğün yaptığı gelişigüzel keşifle Ruslar 9. Kolordu'yu kuşatıp hücuma başlıyorlar… 9. Kolordu'dan kalan 300 asker, 106 subay ve Kolordu Komutanı İhsan Paşa esir düşüyorlar. ” (Fevzi Çakmak. age. say 97). İşte  elli kişilik bir düşman birliğine koca kolordu Komutanı başta olmak üzere, Kurmay Başkanı  Şerif İlden, 29. Tümen Komutanı Arif Baytın, 17. Tümen Komutanı akla, mantığa sığmaz şekilde esir oluşların yaşandığı bölgede Hafız Hakkı Paşa, tüm zorluklara  rağmen Ordumuza sahip çıkmış, düşman eline geçememesi için olağanüstü çaba harcamıştır. 5 Ocak 1915 günü  sahipsiz ve komutansız kalan dağılan 9. Kolordu’ya bağlı erleri ve silahları, topları da  alarak, şiddetli Rus saldırıları ve ateşi altında kararlılıkla Sarıkamış üstlerinden savaşa savaşa  Bardız- Norşin hattına çekmiş ve orada savunma hattı kurarak Rus ilerleyişini durdurmuşlardır. Hafız Hakkı Paşa’nın plana aykırı davranarak Allahuekber dağına askeri vurması  büyük bir yanlıştır. Ama “yiğidi öldür hakkını yeme” derler ya, O çok cesur, atılgan ve dirayetli bir komutandı. Kendisi de  7 Ocak 1915 günü 3. Ordu Komutanı olduktan sonra, bölgede askerlerimiz ve halkımızı kırıp geçiren tifo salgınında, Şubat ayında hayatını kaybetti. Tüm askerlerimizin, subaylarımızın ve Hafız Hakkı Paşa’nın ruhu şad olsun. (ZEYNEL COŞAR- Gerçeklerin Işığında – SARIKAMIŞ HAREKATI. Say.294-297)