TÜRKİYE CEPHESİ BİLDİRGESİ

Durum

“Dünya ekonomisiyle bütünleşme” adı altında Türkiye’yi “serbest piyasa ekonomisi”ne geçirmek, ABD emperyalizminin müdahalesine açmak ve Cumhuriyet ekonomisini yağmalamak için 24 Ocak kararları alınmıştır. 24 Ocak Kararları’nın uygulanabilmesi için ise 12 Eylül askeri darbesi yapılmıştır. Uygulanan politikalarla sanayi, tarım ve finans sektörlerinin tüm alt birimleri, doğal, kültürel ve tarihi varlıklarımız emperyalist tekellerin sömürü ve talanına açılmıştır. 12 Eylül’le Türkiye’nin ekonomi-politik yapısı “zor kullanılarak” değiştirilmiştir. Kamu iktisadi Teşekkülleri özelleştirilmiş ve yağmalanmıştır. Saldırı Özal’la başlamış, “son sosyalist devleti yıktık” diyerek kadeh kaldıran Çiller’le sürdürülmüş ve AKP iktidarıyla zirveye ulaşmıştır. Laiklikten uzaklaşılmış ve tarikatlar koalisyonu kurulmuştur. Sol tırpanlanmış, TSK içindeki Kemalist subaylar temizlenmiş, kalanları da Ergenekon-Balyoz kumpasları ile tasfiye edilmiştir.

Bütün bu olumsuzluklara Kapitalist-emperyalist sistemin yol açtığı korona salgınının eklenmesi ise var olan krizi daha da derinleştirmiştir. Salgın üretim ilişkileri ve üretici güçler başta olmak üzere bütün alanlarda önemli değişikliklere yol açmıştır. Ne var ki bütün toplumu bölüp parçalayan ve tarumar eden bu sistemin artık sonuna gelinmiştir.

Cumhuriyet, kuruluşundan bu yana en kritik günlerini yaşamaktadır. Türkiye, içte ve dışta emperyalist güçlerin çok yönlü saldırısı altındadır. Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyet devrimleriyle inşa edilen ulusal kurumlarımız tasfiye edilmiş, ekonomi çökertilmiştir. Türkiye’ye yönelik tehdidin esas kaynağı Amerikan emperyalizmidir. ABD’nin PKK/PYD ile ülkenin bütünlüğüne yönelik saldırısını, Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Ege denizi ve adalardan yönelttiği saldırı izlemektedir.

İlkelerimiz

Türkiye gerçeği sitesi ve Türkiye Cephesi her hangi bir partinin yan kuruluşu değildir. Temel gücümüz bir avuç emperyalist işbirlikçisi dışında kalan halkımızdır. Halkımızın baş düşmanı Amerikan emperyalizmidir. PKK ve FETÖ emperyalizmin piyonlarıdır. PKK’nin yasal kolu olan HDP’ciliğe hoş görülü davranılamaz. Ne iktidar ne de muhalefet tarafında yer almıyoruz. Doğru bildiğimizi söyleyeceğiz ve haksızlığa karşı çıkacağız. Halkımızın çıkarlarına aykırı düşen her durumda iyiden ve doğrudan yana olacağız. İdeolojik olarak bağımsız bir dik duruş sergileyeceğiz. Bu ilkeler doğrultusunda bütün anti-emperyalist güçleri Türkiye Cephesi’nde birleştirme hedefine kilitlenmiş bulunuyoruz.

Hedefimiz; irade birliği yaratan, devrime sarılan, emperyalizmi kovacak, feodalizmi tasfiye edecek ve Ulusal Demokratik Devrim’in tamamlanmasına önderlik edecek devrimci bir hareketi yaratmaktır.

Vatanseverler Göreve

Farklı parti ve oluşumlar içine dağılmış olan Türkiye Cephesi güçlerini birleştirmek göreviyle karşı karşıyayız. Bu kulvarı emperyalizme ve piyonlarına karşı mücadele edenler dolduracak. Bu kulvar da bir avuç işbirlikçi dışında emeğiyle geçi.nen tüm toplumsal kesimler olacak. Bu kulvar da sosyalistlerde olacak Kemalistlerde. Bu kulvar da işçisiyle, köylüsüyle, gençliğiyle bütün halkımız olacak. Bu kulvar da emperyalizme karşı bütün dünyanın ezilen mazlum halkları olacak. Türkiye Cephesi Her karşı devrim yeni bir devrime yol açar.1876 Anayasa Hareketi, 1908 Jön-Türk Devrimi, Çanakkale ve Milli Kurtuluş Savaşları, karşı devrimlere verilen cevaplardır. Gelişmeler yeni devrimci atılımın bu tarihi kulvar üzerinden gerçekleşeceğini gösteriyor.

Devrimci, ilerici, sosyalist, vatansever tüm yurttaşlarımızı emperyalist tehdide karşı uyarıyoruz. Hem iktidarın hem de muhalefetin pratikleri değerlendirildiğinde birbirlerinden bir farkları yok. Atlantik sistemi içindeler ve ABD işbirlikçisi konumundalar. Türkiye Gerçeği olarak Amerikancı cepheye karşı Türkiye Cephesi’ni savunuyor ve örgütlüyoruz. Emperyalizme karşı mücadelede geçici ve görecelide olsa, göstermelikte olsa en ufak çatlaktan dahi yararlanacağız. Emek ve vatan düşmanı Amerikancı cepheye karşı Türkiye Cephesi’nde buluşulması yaşamsal bir zorunluluktur. Karanlık gidişin engellenmesi için; yurt bütünlüğü, ulusal birlik, laik-demokratik-sosyal hukuk devleti ilkelerini benimseyen; emek, eşitlik ve özgürlük duyarlılığı taşıyan öncü şahsiyetleri güçlü bir birliktelik oluşturarak, ‘vatan savunması’na önderlik etmeye çağırıyoruz.

Korona salgınıyla birlikte Türkiye dahil ulus devletlerin önemi bir kez daha anlaşıldı. Cesur politikalar üretilerek halkımızın güvenini kazanacağız. Yeni bir ruh gerekiyor. İnsanlar böyle dönemlerde değişim ve dönüşüme çok daha açıktır. Ekonomide, eğitim ve sağlıkta, bilim ve teknolojide insan odaklı politikaların uygulanması kaçınılmaz oldu. Emperyalizm yenilecek, bağımlılık ve sömürü ilişkilerine son verilecek, yarım kalan Cumhuriyet Devrimi tamamlanacak. Türkiye tam bağımsız olacak. Bu amaçla yola çıktık.

İzleyeceğimiz Yol

Birincisi; Tehlikenin farkında olan, aynı program altında birleşen, liderlik vasıflarına sahip öncü şahsiyetlerin toplantısı gerçekleştirilecek. Öncüler yapacağı bu toplantıda kendi içinden geçici başkan ve merkez yönetim kurulunu oluşturacak ve büyük kurultay tarihini belirleyecek. Aynı gün veya ertesi gün yapılacak basın açıklaması ile büyük kurultay tarihi açıklanacak ve bütün Türkiye’den seçilecek delegelerin bu kurultaya katılması için çağrı yapılacak.

İkincisi; İl ve ilçelerde yapılacak toplantılarla yerel yönetim kurullarıyla büyük kurultay delegelerinin seçimi yapılacak. Yurdumuzun dört bir köşesinden büyük kurultaya katılan delegeler Türkiye Cephesi’nin yönetim kurullarını belirleyecek.

Üçüncüsü; Kurultay aldığı kararı kamuoyuna açıklayacak ve Türk Milleti’ni göreve çağıracaktır.