ALAETTİN HACIMÜEZZİN : YARGIDAN HÜKÜMETE TOKAT GİBİ KARAR

ALAETTİN HACIMÜEZZİN : YARGIDAN HÜKÜMETE TOKAT GİBİ KARAR

Paris Mahkemesi, “PARİS Küresel İklim Değişikliği Anlaşması”na Uymadığı Gerekçesiyle Kendi hükümetini Suçlu Buldu

Fransa'nın başkenti Paris'te bir mahkeme, Emmanuel Macron hükümetini 'küresel ısınma ve iklim konusunda üzerine düşen görevi yerine getirmediği' gerekçesiyle suçlu buldu. Fransa 2015 yılında sera gazı etkisiyle meydana gelen küresel ısınmanın 2 derecenin altında tutulmasını öngören COP21 Paris Antlaşması'na imza atmıştı. Mart 2019'da birçok sivil toplum örgütü ve iklim aktivisti tarafından "Yüzyılın vakası" mottosuyla açılan dava yaklaşık 2 sene sürdü. Paris mahkemesi, mevcut hükümetin COP21'de belirtilen emisyon değerleri hedefine ulaşmak için gerekli çabayı göstermediğine hükmederek sembolik olarak 1 euro para cezası kesti. Mahkemenin kararı, bazı sivil toplum örgütleri ve aktivistleri 2 milyonu aşkın vatandaştan imza toplayarak hükümet aleyhine yeni bir dava açmasından hemen sonra gelmesiyse dikkati çekti.
-- Kararın hükümete karşı hukuki bir yaptırımı bulunmuyor, ancak iklim değişikliği sebebiyle mesleki faaliyetleri zarar gören ya da sağlığını kaybeden insanların devletten tazminat talep etmesinin önünü açıyor.
-- Bunun yanında karar, kanun koyucu mercilerin ve milletvekillerinin iklim değişikliği ve küresel ısınma konusunda gereken önemi vermesi için bir kamuoyu baskısı oluşturuyor, “https://tr.euronews.com/.../frans-z-yarg-s-hukumeti-suclu...”
BİZİM İLEVEMİZ: -- İki yıl önce Hollanda Yargısı  aktivist çevrecilerin davası üzerine Hollanda Yönetimini kusurlu bulmuştu. Şimdi de Paris Yargısı, Fransa Yönetimini kusurlandırıyor.
-- Paris Anlaşması, 2020 sonrası süreçte, iklim değişikliği tehlikesine karşı küresel sosyo/ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesini hedeflemektedir. Paris Anlaşması’nın uzun dönemli hedefi, endüstriyelleşme öncesi döneme kıyasen küresel sıcaklık artışının 2°C’nin olabildiğince altında tutulmasıdır. Bu hedef fosil yakıt (petrol, kömür) kullanımının tedricen azaltılarak, yenilenebilir enerjiye yönelinmesini gerektirmektedir. --Ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz havzası, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı en hassas bölgelerden biri olarak tanımlanmaktadır. Türkiye, küresel ısınmanın özellikle su kaynaklarının azalması ve çölleşme ile bunlara bağlı ekolojik bozulmalar gibi olumsuz yönlerinden etkilenmeye başlamıştır.
-- PEKİ  İklim hedefleri konusunda Türkiye'ye "zayıf" not veriliyor. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ PERFORMANS ENDEKSİ İklim Değişikliği Performans Endeksi 2021’e göre hiçbir ülke Paris Anlaşması hedeflerini tutturmada başarılı olamadı. Türkiye zayıf, AB ise kısmen başarılı olarak değerlendirildi.  (https://www.dw.com/tr/g%C3%BCndem/%C3%A7evre/s-10204)
-- Ülkemiz ise Paris Anlaşması’nı, 22 Nisan 2016 tarihinde, New York’ta düzenlenen Yüksek Düzeyli İmza Töreni’nde 175 ülke temsilcisiyle birlikte imzalamış, henüz Taraf olmamıştır.” https://iklim.csb.gov.tr/paris-anlasmasi-i-98587” YANİ TBMM’NİN ONAYINA SUNULMAMIŞTIR ; SUNAN DA ÇIKMAMIŞTIR.
-- Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü’nden Prof. Dr. Ali Kerem Saysel : “Türkiye’nin anlaşmaya dair sergilediği niyet ve hedeflerin yetersiz olduğunu belirten Saysel, yaşanmakta olan küresel dönüşüm ve bunun ayağı olan Paris Anlaşması konusunda ülkece hazır ve umut verici bir pozisyonda olmadığımızı vurguluyor: “Avrupa Birliği ile birlikte irili ufaklı onlarca ülkenin ve ayrıca Güney Afrika Cumhuriyeti gibi bir kömür ülkesinin ve Çin gibi bir devin 2050-2060 itibariyle karbon nötr olma hedeflerini açıkladığı uluslararası bir ortamda Türkiye Paris Anlaşması için sunduğu, 2030 itibariyle baz artıştan %21 indirim (yani mutlak artış) gibi bir ulusal niyet beyanıyla yoluna devam etmemeli. Bu sadece mevcut fosil tabanlı enerji sisteminde ısrar değil, aynı zamanda kömür ve diğer madenciliğe ve fosil-çimento tabanlı altyapı inşaatlarına dayalı kalkınma modelinde de ısrar anlamına gelmektedir. Konvansiyonel tarımsal, endüstriyel, kentsel organizasyon ve taşımacılıkta ısrar anlamına gelmektedir. Ayrıca bu dönüşüme eşlik edebilecek adil geçiş, toplumsal eşitlik imkanlarından da uzak kalmak anlamına gelecektir. Paris için geç kalınmış değil ama mesele sadece Paris değil. Türkiye yeryüzünün ihtiyacı olan ve dünyanın hazırlandığı sosyo-teknik dönüşüm için kolları sıvamak durumunda. Parisbunun sadece bir parçası, ama Türkiye mevcut ekonomik ve politik tercihleriyle, aynı zamanda muhalefetiyle de buna hazır bir görüntü vermiyor.”https://ekoiq.com/.../turkiyenin-paris-anlasmasi-cikmazi.../
-- PARİS KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HAKKINDAKİ ANLAŞMA,Ülkemiz ve Dünya için çok önemli ama yetmez.Ordumuz kadar, Ülkemizin ekonomik-yaşamsal damarları da önemlidir. 
-- ÇARE , bütün çevre sorunlarının öncelikle ülkemiz ekolojisini düşünerek üzerine gitmemiz zorunludur; bu  bir yurttaşlık görevidir. 
                                                               Alaettin Hacımüezzin
                                                   İZÇEP (İzmir Çevre Gönüllüleri Platformu)