SUUDİ ARABİSTAN'DAN ABD'YE TOKAT

SUUDİ ARABİSTAN'DAN ABD'YE TOKAT

Suudi Arabistan'dan ABD'ye tokat

ABD Başkanı Biden’ın ‘Orta Doğu’ya yeniden nizam verme’ hayalleri suya düştü. Bölge ülkeleri Rusya ve Çin’e düşmanlığı reddederek çok kutuplu dünya vurgularını öne çıkardı.

Veliaht Prens Bin Selman ise Biden’ın eleştirilerine ‘Başka ülkelere değer dayatmak için yaptığınız Irak ve Afganistan işgallerine bakın.’ yanıtını verdi.

ABD Başkanı Joe Biden’ın ‘Orta Doğu’yu Atlantik yörüngesine sokma’ seferi fiyaskoyla sonuçlandı. Biden, çantasında bulunan acil ve stratejik gündemlerin hiçbirinde amacına ulaşamadı. Suudi liderliği, petrol üretimini arttırma baskısına ve Çin düşmanlığına karşılık vermedi. Cidde Liderler Zirvesi’nin sonuç bildirisinde Rusya ve İran’a karşı ılımlı yaklaşım ile Suriye’nin toprak bütünlüğü vurguları öne çıktı.

Joe Biden, Washington’a dönüş yoluna çıkarken, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Kaşıkçı cinayetiyle ilgili ABD eleştirilerine ‘tokat’ gibi bir yanıt verdi. Suudi Arabistan’ın Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Adil el-Cubeyr, Bin Salman’ın başarısız Irak ve Afganistan işgalleriyle yarattıkları yıkımı Biden’ın yüzüne vurduğunu aktardı. Bin Salman’ın ayrıca Filistin asıllı ABD vatandaşı gazeteci Şirin Ebu Akile’nin İsrail tarafından katledilmesine karşı ABD’nin aldığı tutumun iki yüzlülüğüne işaret ettiği kaydedildi.

 

‘DEĞERLERİNİZİ DAYATMANIZ BÖLGEYE FELAKET GETİRDİ’

Joe Biden, Veliaht Prens ile yaptığı görüşmeden sonra basına, İstanbul’da öldürülen Cemal Kaşıkçı cinayetini ikili görüşmede gündeme getirdiğini ve Kaşıkçı’nın öldürülmesinde Selman’ın şahsi sorumluluğu olduğunu kendisine söylediğini belirtti. Biden ayrıca bir Amerikan başkanının insan hakları konusunda sessiz kalmasının Amerikan değerleriyle örtüşmediğini belirterek, “Kaşıkçı’nın başına gelenler korkunçtu. (Kendisine) Bir daha böyle bir şey olması halinde karşılığını fazlasıyla alacaklarını net bir şekilde ifade ettim.” demişti.

Biden, 2019 yılında seçim kampanyası sırasında Kaşıkçı cinayetiyle ilgili Muhammed bin Selman’a bedel ödeteceğini ve ülkeyi bir “parya devlete” dönüştüreceğini söylemişti. Biden’ın ABD’de eleştiri yağmuruna tutulduğu konuyla ilgili “görüntüyü kurtarma” amacı taşıyan demeci, Suudi Arabistan’dan çok sert bir tepkiyle karşılaştı.

Reuters’e konuşan Suudi Arabistan Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Adel al-Jubeir, "Biden Kaşıkçı cinayetini gündeme getirdi. Veliaht Prens Selman bu konunun Suudi Arabistan için acı verici olduğunu ve korkunç bir hata olduğunu söyledi.” şeklinde konuştu. Selman’ın Biden’a, başka ülkelerin de bu tür hatalar yapabildiğini, Ebu Gureyb Cezaevi'ndeki işkencelerin de Kaşıkçı cinayetindeki gibi bir hata olduğunu aktardığı belirtildi.

Veliaht Prens Selman’ın "başka ülkelere çeşitli değerleri dayatmanın geri tepeceği" uyarısında bulunduğunu belirten al-Jubeir, Selman’ın Biden’a, "ABD’nin başarısız olduğu Afganistan ve Irak’ta görüldüğü gibi başka ülkelere güç kullanarak dayatmada bulunmak ters tepki yaratabilir." dediğini söyledi.

Selman'ın Filistin kökenli Amerikan vatandaşı gazeteci Şirin Ebu Akile’nin de Batı Şeria’da İsrail askerleri tarafından öldürülmesini de gündeme getirdiği aktarıldı.

 

ÇİN VE RUS DÜŞMANLIĞI TUTMADI

Joe Biden, Orta Doğu seferinin son adımında İsrail’den Suudi Arabistan’a ilk defa doğrudan uçuşla geçerek bir “değişim rüzgârı” havası yaratmaya çalışmıştı. Ziyaretten önce Washington Post için kaleme aldığı yazıda ve Cidde’de yaptığı basın toplantısında “Rusya ve Çin’in dolduracağı bir boşluk bırakmayacağız.” diyerek esas hedefini ilan etmişti. Ancak Suudi liderliğinin verdiği mesajlar ve Güvenlik ve Kalkınma Zirvesi’nin sonuç bildirisi, çok kutuplu dünya gerçeğini ortaya koydu.

ABD Başkanı Biden, önce Suudi Kralı Selman bin Abdülaziz, daha sonra Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile genişletilmiş heyetlerle bir araya geldi. Suudi Arabistan tarafında çok sayıda bakan yer alırken Biden’a Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan eşlik etti. Görüşmelerin ardından teknolojiden iklime, spordan savunma alanına uzanan 18 farklı alanda işbirliği anlaşmaları imzalandığı duyuruldu.

Ortak basın toplantısında Biden, özellikle yüksek teknoloji ve savunma işbirliği alanında imzaladıkları yeni anlaşmalara işaret ederek “Çin ve Rusya’ya boşluk bırakmayacağız.” vurgusu yaptı. Ancak Suudi Arabistan’ın hiçbir açıklamasında Rusya ve Çin’e yönelik en ufak bir suçlayıcı ifade yer almadı.

 

ZİRVEDE ÇOK KUTUPLU DÜNYA RÜZGÂRI

Ziyaretin devamında Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile ABD Ortak Zirvesi’nin yanı sıra Mısır, Ürdün ve Irak Devlet Başkanları’nın katılımıyla bir Güvenlik ve Kalkınma Zirvesi düzenlendi. Joe Biden, Zirve konuşmasında “Hiçbir yere gitmiyoruz.” dedi. Ancak bölge liderlerinin konuşmaları ve ortaya çıkan sonuç bildirisi, ABD’nin stratejik hedeflerinin bu toplantılarda da yankı bulmadığını gözler önüne serdi.

Zirve’ye Kral adına başkanlık yapan Veliaht Prens Bin Selman, konuşmasına çok kutuplu dünya vurgusuyla başlayarak şu ifadeleri kullandı: “Toplantımız bölgemizin ve dünyamızın büyük sınamalardan geçtiği bir zamanda yapılıyor. Önümüzdeki meydan okumalar, devletlerin egemenliğine ve değerlerine saygı, diğer ülkelerin iç işlerine karışmamanın yanı sıra bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygıya dayalı olan Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin ilkeleri çerçevesinde işbirliğini yoğunlaştırmamızı gerektiriyor.”

Xi Jinping ve Vladimir Putin’in bu yılın şubat ayında yayımladığı ‘Avrasya Ortaklığı’ bildirisinde ve BRICS Zirvelerinin sonuç bildirilerinde de benzer vurgular yer almıştı.

Bin Selman konuşmasının devamında Suudi Arabistan’ın bölgesel vizyonuyla ilgili de şunları kaydetti: “Bölgemizin arzu ettiğimiz geleceğine ulaşmamız; güvenliği, istikrarı, refahı, bölge ülkeleri arasında karşılıklı saygıyı, kültürel ve toplumsal bağları güçlendirmeyi, güvenlik ve siyasi meydan okumaları göğüslemeyi ve kapsamlı ekonomik kalkınmaya doğru ilerlemeyi önceleyen bir vizyonun benimsenmesinden geçiyor.”

Veliaht Prens, İran’a da “bölge ülkelerinin iç işlerine karışmama ve Atom Enerjisi Kurumu’yla işbirliği yapma” şartıyla bu vizyonun parçası olma çağrısı yaptı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan Körfez İşbirliği Konseyi ve Cidde Güvenlik ve Kalkınma Zirvesi’nin sonuç bildirgelerinde “Ukrayna’daki savaş” ifadesinin kullanılması ve Rusya’ya yönelik hiçbir düşmanca ifadenin yer almaması dikkat çekti. Biden’ın her fırsatta hedef gösterdiği Çin ise toplantılar boyunca gündeme gelmedi.

 

FİLİSTİN’DE İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ

Daha kapsamlı olan Güvenlik ve Kalkınma Zirvesi’nin sonuç bildirisinde bir dizi başlık özellikle öne çıktı. Metinde, bölgede kalıcı güvenliğin sağlanması için Filistin-İsrail sorununda iki devletli çözümün yürürlüğe konulması gerektiği vurgulandı. İki devletli çözümü baltalayan tüm tek taraflı uygulamaların durdurulması gerektiği belirtildi.

Suriye krizi konusunda da siyasi çözüme ulaşılması için çabaların artırılması gerektiği kaydedildi. İlgili maddede “Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğünün korunması” vurgusu yer aldı.

Terörün tüm şekil ve tezahürlerini şiddetle kınadıklarını dile getiren liderler, terör ve aşırılıkla mücadelede bölgesel ve uluslararası çabaları güçlendirme konusundaki kararlılıklarını ifade etti. Irak'ın egemenliğine, güvenlik ve istikrarına vurgu yapılan bildiride, terörle mücadele çabalarına destek verildiği belirtildi.

Yemen'de ateşkes sürecinin siyasi çözüme ulaşmasının yanı sıra Lübnan'ın güvenlik ve istikrarı ile ekonomik olarak iyileşmesi için gerekli tüm reformlara destek verildiği belirtildi.

 

SUUDİ ARABİSTAN DIŞİŞLERİ BAKANI: ‘ARAP NATO'SU DİYE BİR ŞEY YOK’

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, "Arap NATO"su diye bir şey olmadığını ve Cidde'deki zirvede İran'a karşı İsrail'le bir savunma ittifakı kurulması konusunun gündeme gelmediğini söyledi. Suudi Arabistan merkezli El-İhbariyye kanalında yayımlanan açıklamaya göre Bin Ferhan, zirvede İsrail'le askeri ya da teknik iş birliği konusunun gündeme gelmediğini belirtti. Arap NATO'suyla ilgili soruya Bin Ferhan, "Arap NATO'su diye bir şey yok, zirvede de böyle bir şey konuşulmadı. Körfez ülkeleriyle İsrail arasında İran karşıtı bir savunma ittifakı kurulması konusu gündeme gelmedi." dedi. Suudi Arabistan'ın hava sahasını İsrail'e açma kararıyla ilgili olarak ise "Bu, İsrail'le diplomatik ilişki kurulduğu ya da başka bir adım atıldığı anlamına gelmez." diye konuştu.

Kaynak:AYDINLIK