SAMİ ÜLKER YAZDI: ELEŞTİRİ ÜZERİNE

Genelde insanlar eleştiriyi pek sevmezler , hatta en küçük bir eleştiriyi bile hakaret gibi kabul edip hemen savunmaya geçerler, ....

Eleştiride iki yön vardır;

Eleştiri eğer olumlu ve ilerletici ise insanı ayağa kaldırır, dengesini bulmasını sağlar, gelişimini hızlandırır, ...

Eğer eleştiri düşmanca ise, ya da en azından dostça değilse, kişiyi öfkelendirir, dengesini bozar onu verimsizleştirir, ..

O zaman bizde eleştiri yaparken dostu ve düşmanı- düşmanı sınıfsal anlamda alıyorum- birbirinden ayırmalıyız;

Dostlar, arkadaşlar, eşler ve yoldaşlar arasında eleştiride esas olan samimiyettir. Kendimize soralım, gerçekten eleştiri yaptığımız kişinin olumlu anlamda gelişmesini istiyor muyuz? Eğer bu soruya cevabımız evet ise eleştirimizde içtenlik esas olacaktır, evet gerekirse acı sözümüzü esirgemeyeceğiz ama dostumuzun ne işine yarar bu sözümüz, zaman bu zaman mıdır bu eleştiri için, ruh hali, bilinci, bilgi birikimi bu eleştiriyi kaldırabilir mi ,..

Eleştiri yapmak bir tür olgunluktur , hırslarımızdan, küçük çıkarlarımızdan, kişisel zaaflarımızdan arınmış olmak gerekir, eleştiri ayrıca üslup sorunudur, bir sözün söylenmesi yetmez bu sözü nasıl söyleyeceğiz, eğer sözümüz dostumuza ise bin kere daha düşünmek gerekmez mi, söz ağızdan bir kere çıkar ve bir daha çıktığı yere geri dönmez, genel olarak konuşmalar da öyle, dost sohbetlerinde insan kendine iyi bir usta arar, ben kişisel olarak konuşmaktan daha çok dinlemeyi arzu ediyorum, ihtiyacım beni geliştirecek bir ustam olsun, eğer böyle bir ustam varsa ona ömür boyu çırak olmaya hazırım!..

Eleştiride önyargı bizi yanıltır, kaş yapayım derken göz çıkarırız, ders verir gibi yapılan eleştiri iticidir. Söyleyeceklerimiz öz ve kısa olmalıdır, kişisel özelliklerine saldırı şeklinde olmamalıdır!

Bakıyorum bazı kişiler iktidar eleştirilerinde eleştiriyi kişiselleştiriyor ve sistemden koparıyorlar, eleştiriyi hakaret ve küfür düzeyinde sürdürüyorlar, soralım bu tarz eleştirilerin işçi ve emekçilerin iktidar mücadelesine ne katkısı olur, dedikodular, magazin haberler, bel altı ilişkileri konu eden eleştiriler kime yapılırsa yapılsın biz kabul edemeyiz..

Eleştiri geliştirici olmalı, eleştiri yapanı da yapılanı da, erkeklerdeki erkekçe egolardan kaynaklı sert konuşma eleştiri değil, yapılan siyasal kılıf içinde sunulan lümpence saldırıdır..

Kişi okudukları konusunda seçici olmalıdır, dinledikleri konusunda da. Uzun ve bıktırıcı anlatımlardan kaçınmak gerekir. Hele o sonu gelmez tekrarlar ne kadar itici değil mi!

İnsan insana iyi gelmeli, iyi gelmiyorsa iyi geleni bulmalı. Eş de, arkadaş da, dost ta öyle, sevgi dilimizi yumuşatır, esas olan gönül almaktır, insan maymun mu ki terbiye etmeye kalkalım, papağan mı ki bizim söylediğimizi tekrarlayıp dursun!

Eleştiri okları halk düşmanlarına yöneltilmeli dostlara değil, bir dost bulmak öyle kolay mıdır, bozuk para değil ki bir günde harcayıp bitirelim!

Dildir bizim gönlümüzü yücelten,

Dildir bizi biz yapan..

Tatlı dilli güler yüzlü olmak o kadar zor mu, haydi güle güle, gülü verin..

Selam dostlar..