Prof.Dr. İlyas YILMAZER: İÇİMİZ ACIYOR DAYANAMIYORUZ DOSTLAR

 
       
Değerli Dostlarımız merhaba,

 

İçimiz yanıyor, içimiz sızlıyor ve sol yanımız acıyor.

İzmir’deki bilimsel etkinliklerimiz çok başarılı geçti. Bütün bu etkinlikleri taçlandıracak olan Sayın Mollaveisoğlu’nun hazırlayıp kolaylaştırıcılığını yaptığı Anında Manşet programında yayını başlamak üzereyken depremin yepyeni bu rezidansın taşıyıcı sistemlerinde yadsınamaz hasar yaratması nedeniyle optik kablolar sisteminde ezilme (kopma) olmuş. Depremden sonraki ilk yayın yapılacağından ancak Anın manşet programından 2 saat önce öğrenildi ve onarılamadı. Canlı yayını gerçekleştiremedik. Yine de 45+45+20 dakikalık paket program yapıldı.

Önümüzdeki günlerde duyurusu yapılarak yayına konacak bu paket program Youtube’ada yüklenecek. Sizleri haberdar edeceğiz. Hiç kimseye sezdirmeden ve canımız yanarak (Neden mi?) açıklamalarımız kayıt altına alındı.

Siz dostlarımıza karşı da çok mahcup duruma düştük. Bağışlayacağınızı kuvvetle umuyoruz. Ancak, Bornova ve diğer İzmir ovalarındaki toplam 200 bin konutun faydalı ömründen çok şey yitirmiş olduğunu bire bir gözlemleyerek gördük. Peki hangi deprem enerjisinde oldu bu hasar, mal kaybı ve son fakat en önemlisi canlarımızın kaybı? 

Sisam deprem enerjisinin sadece 3700’de biri Bornova’ya (Burunova’ya) ulaştı. Bu ulaşan enerjinin >1000 katının her an İzmir ovalarında olma olasılığı çok yüksek. Sevgili aydın-dost Canlarımızı orada bırakarak etkinliklerimizi başka illerde sürdürme üzere İzmir’den gece yarısı (saat 2’de) ayrıldık.

Dostlar sol yanımız çok acıyor, sızlıyor ve yanıyor. Bu binaların bazılarında güçlendirme yapılacakmış. Bazıları yıkılıp yeniden yapılacakmış. Çıplak gözle görülen ancak hafif hasarlı diğer binalarda insanlar oturmayı sürdürecekmiş.  

İşte bu noktada biz de kahroluyoruz.

İzmir’imizin en yetkili isimlerinden birisiyle ayarlanan 15 dakika görüşmemiz saate doğru evirildi. Çok zeki bir insan bulduk karşımızda. Ancak kararı Ankara şehircilik ve yaşamında tuğlayı tuğla üzerine koymamış danışmanları verecekmiş. Yani yine anayasamız çiğnenecekmiş.

Evet içimiz acıyor. İçimiz yanıyor dostlar…..! Hem de her şey apaçıkken.

Ovada hasar tespiti olamaz. Ovalar tarım dışında kullanılamaz. Bir şekilde işgal edilmişse devlet bedelini peşin öder ve asli görevi olan tarıma kazandır. Bu bir Anayasa ve doğa yasaları emridir.

Deprem dünyanın her yerinde sarsıntıdan kaynaklanan yıkımını OVA’da yapar. Kayada yıktığına örnek yoktur. Tarihi depremler ve güncel depremler bu yalın gerçeği yüzümüze asırlardır haykırmıştır.

Anayasa [1961anayasasının yürürlükte olan maddeleri (Madde 43-46)]   ile doğa yasalarını çiğneyerek bu kıyımlara bile-bile yol açılıyor.

İçimiz yanıyor. Dayanılmaz şekilde sol yanımız yanıyor Dostlar ………… 

Dayanamıyoruz Dostlar…………..! 

Bu yalın gerçekleri sadece Devletin ilgili yetkililerine değil, küçük bir bölümü dışında iletişimcilere, Cumhuriyet savcılıklarına, deprem konusunda açıklamalarıyla öne çıkmış mühendis ve akademisyenlere yaklaşık yarım asırdır anlatamamanın acısını hayal edebiliyor musunuz? Elbette çok büyük başarılara imza attık. Bir canımızın gitmesi bile hepimiz yaralamıyor mu?

Muğla ve İzmir deprem çalıştaylarının sonuç bildirgesi ise tam bir kıyım kaynağı. Yeni kıyımlara davetiye şeklinde. Bütün bunlara karşın sizlerin katkısıyla yeni umutlar da ufukta belirmeye başlamış durumda. Bu bağlamda da sizleri haberdar edeceğiz.

 

Saygılarımızla,

Eğitim - Enerji - Ekonomi – Estetik ve çevre - Deprem - Ulaşım (EDU) Ulusal Çalışma Grupları adına Prof.Dr. İlyas YILMAZER