EYYÜP ALTUN: TEK TESELLİMİZ AMERİKAN EMPERYALİZMİNİN YENİLMESİDİR

Taliban karmaşası fikri anlamda da olsa devam ediyor. Türkiye neredeyse ikiye bölünecek. Taliban mı? ABD mi? Tabiki bunların ikisi de bizim arzu ettiğimiz nihai sonuç değil. Ancak durum klasik değerlendirmelerin ötesinde bir gerçeklik arzediyor. Herkesin bildiği şu ki ABD ve Avrupa, Afganistan'daki muhalif dinci örgütlerin kimi zaman kurucusu, kimi zaman ise koruyucusu olmuştur. Sovyet egemenliğinin kırılabilmesi için bu devletler dinci örgütlere gerek silah, gerek istihbarat yönünden büyük destek verdi. Ne var ki Taliban 1989'da iktidarı ele geçirdikten sonra ABD'ye kapıyı gösterdi. ABD bunu bir türlü sindiremedi. İkiz kulelerin vurulması provokasyonuyla geri döndü. Kısa sürede önemli kentleri ele geçirerek işbirlikçi kukla bir hükümet kurdu. Fakat dağlara çekilen Taliban mücadeleden vazgeçmedi. Başlarda ağır kayıplar veren örgüt sonrasında toparlanarak karşı saldırıya geçti. Öyle ki işbirlikçi hükümet Başkent Kabile sığındı kaldı. İşgalci ABD'nin çekilme kararı almasından sonra Taliban ilerleyişi hızlanarak arttı. ABD'nin dünyanın gözü önünde apar topar kaçışı sonrasında son kent de Taliban'ın eline geçerek yirmi yıllık (2001-2021) işgal sona erdirildi. Bu ne anlama geliyor? Birincisi ABD bölgeyi kaybetti. ABD'nin Afganistan'ı kaybetmesi batı emperyalizminin Asya politikasının çökmesi, Çin, Rusya ve Hindistan gibi devlerin etkinliğinin artması demektir. Afganistan'dan çekilme ABD'yi daha güçlü kılmayacaktır. Taliban'a gelince; bir halk neyi isterse, hayat onu kendisine verir. 1919'dan beri reformist, göreceli laik iktidarlar dinci kalkışmalar yüzünden bir türlü rahatlık görmedi. Amanuel Han'dan Necibullah'a kadar bütün iktidarlar dinci ayaklanmalar yüzünden yıkıldı. Dışarıdan müdahaleler de halkın bu tercihini değiştirmedi. Kadın düşmanı da olsa Taliban bugün halkın büyük çoğunluğundan destek görmüş bulunuyor. Bunu anlamamız gerekiyor. Şu an için ülkede sol veya sosyal demokrat herhangi bir muhalefetten söz etmemiz mümkün değil. Taliban şimdilik tek seçenek olarak görülüyor ve istikrar gelecekse bu iktidarla gelecek. Savaşlarla bitap düşmüş Afgan halkının yaralarını sarmaya ihtiyacı var. Bizim laiklik ve demokrasi özlemlerimiz olabilir. Fakat bu saydıklarım bugün Afganistan'da birinci öncelik değil. Sükunet, sağlık, eğitim ve ekonomik sorunların giderilmesi gibi acil ihtiyaçlar var. Süreç içinde Afgan halkının nasıl bir eğilim göstereceğini hep birlikte göreceğiz. Bunu beklemek zorundayız. Bugün tek tesellimiz savaşın bitmesi ve Amarikan emperyalizminin bölgede yenilgiye uğramasıdır.